AKUT’un Eski Başkanı Nasuh Mahruki  tutuklandı AKUT’un Eski Başkanı Nasuh Mahruki tutuklandı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçtiğimiz günlerde yaptığı laiklik açıklaması ile gündemde bomba etkisi yarattı. Bakan Teki, laiklik ile ilgili yaptığı açıklamalarla CHP’den tepki topladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, milletvekilleri Sibel Suiçmez ve Umut Akdoğan’ın yer aldığı heyet, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından suç duyurusunda bulundu.

Savcılığın önünde açıklamalarda bulunan Özçadaş, 

''T.C. Milli Eğitim Bakanı sıfatına haiz şüpheli Yusuf Tekin tarihi gerçeklikleri çarpıtan, tümüyle Cumhuriyet devrimlerini aşağılayan, Anayasayı ihlal eden, Bakan olurken TBMM Genel Kurulunda yaptığı yemine aykırı bulunan, gerçek dışı söz ve değerlendirmeleriyle halk kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlemiştir” ifadelerini kullandı.

“Yusuf tekin yüzünden 1milyon öğretmen yoksulluk sınırın altında yaşıyor”

Özçağdaş, öğrencilerin yaz saati uygulaması nedeniyle okula karanlıkta gittiğini vurgulayarak;
"Bu ülkenin çocukları kör karanlıkta okullara gitmektedir yaz saati uygulaması nedeniyle. Okullar temizlenememektedir, okullar çocuklar için bir halk sağlığı sorununa dönmüştür. Mülakat mağduru öğretmenler MEB önünde ağlamaktadırlar, Yusuf Tekin’in zulmünden çektikleri nedeniyle. Bir milyon 200 bin öğretmen yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adını verdikleri çağdışı eğitim manifestosuyla öğrencilerin geleceğe hazırlanma hakları ellerinden çalınmaktadır. MESEM’lerde sadece bir yılda Yusuf Tekin döneminde 11 çocuk ölmüştür. Bunları beceremeyenler Türkiye’nin çok geride bıraktığı, Türkiye Cumhuriyeti tarihini çarpıtan bu iddialarla kendilerini atayanlara mesaj vermeye çalışmaktadır. Yusuf Tekin daha önce gittiği Erzurum’da ve diğer illerde de AKP’li teşkilatlardan dualarını eksik etmemelerini istemiştir. Binlerce öğretmenin beddualarını aldıktan sonra ve bu kadar hata yaptıktan sonra ve Milli Eğitimi yönetemedikten sonra ancak bu ve buna benzer ideolojik çıkışlarla kendisini kurtarmaya çalışmaktadır. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye için, çocuklarımız için bir beka sorunu haline gelmiştir. Onun yaptığı bütün bu icraatlarla ilgili mücadele etmeye CHP olarak devam edeceğiz'' şeklinde konuştu. 


“Laiklik Atatürk’ün temel ilkelerinden biridir”

"Anayasamızda da yer alan laiklik, Ülkemizin ve Partimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün altı temel ilkelerinden biridir. Laiklik en kısa ve geniş anlamıyla devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla, mantığa ve bilime dayandırılması olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte laiklik, vatandaşların din ve vicdan hürriyetine sahip olmayı, inançları doğrultusunda diledikleri ibadetleri yapmayı, kanunlara aykırı olmamak kaydıyla hiçbir ibadetin ya da dini törenin sorgulanmaması ve engellenmemesini düzenleyen bir ilke olarak karşımızda durmaktadır. Laiklik her ne kadar anlam olarak din ile devlet arasındaki etkileşime ilişkin bir kavram olsa da, Cumhuriyet modernleşmesini yürüten kadrolar açısından 'sekülerizmi mümkün kılmak için gerekli”dir. İnkılap kanunlarının korunması rejimini getiren Anayasa maddeleri incelendiğinde de bu kanunların toplumu 'çağdaş uygarlık' düzeyinin üzerine çıkarmayı (seküler bir toplum yapısını, rasyonel bireyi sağlamayı) ve devletin “laik niteliğini korumayı' amaçladığı görülmektedir. Çağdaş uygarlık düzeyini aşmak ile laikliğin bir arada zikredilmesi de bir rastlantıdan ibaret değildir. Zira laiklik ilkesini 1937 yılında Anayasa’ya ilk kez dâhil eden kanun maddesinin gerekçesinde 'laikliğin çağdaş uygarlık düzeyine yükselmenin temel koşulu' olduğu belirtilmiştir. Öyleyse inkılap kanunlarının düşünsel temelinde seküler bir toplum oluşturma amacının, hukuksal temelinde ise laiklik ilkesinin bulunduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Laiklik; bir toplumun siyasal örgütlenmesinin ifadesi Devletin temel unsuru olan iktidarın/devlet kudretinin/egemenliğin kaynağının beşerî irade olmasıdır. Bu aktarılanlara ek olarak Anayasamızın 2. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere; 'Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.' 1937 yılında yapılan düzenleme ile Anayasamıza giren laiklik ilkesi, ülkemizin temel değer taşlarından biridir, değiştirilmesi veya kaldırılması teklif dahi edilemez. Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar laiklik ilkesini tartışma konusu haline getiren bir kısım kişi ya da kişiler olmuştur. Bu kişi ya da kişiler Yusuf Tekin’in iddia ettiği gerçek dışı ve çarpıtma iddiaları ileri sürerek insanların dini hassasiyetlerini ve kutsal din duygularını kullanarak ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğüne karşı tehditler yaratmıştır” dedi. 

“Adalet ve Kalkınma Partisi’nin devlete sattığı camilere baksınlar”

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özçağdaş, son olarak şu ifadeleri kullandı. 
“Yusuf Tekin’e bir kavga lazım. Yusuf Tekin’e boş bir tartışma lazım. Çünkü gündem lazım. Türkiye’de okulların temizlenemediğini, öğretmenlerin feryadını, sokaklarda yaşananları herkes görüyor. Dolayısıyla Yusuf Tekin, 80 yıl öncesine referans olarak bir açıklama istiyor. Bu ülkede camilerin en çok yıkıldığı dönemlerden biri Adnan Menderes dönemidir, sadece İstanbul örneğine baksınlar; çeşitli imar uygulamaları nedeniyle yıkılmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin uygulamalarına baksınlar. Ben Üsküdar’da yaşıyorum, Kirazlıtepe’de yıktıkları camiye baksınlar. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin devlete sattığı camilere baksınlar. Dolayısıyla ‘80 yıl önce böyle olmuştu’, ‘90 yıl önce böyle olmuştu’yu bıraksınlar. CHP’nin veremeyeceği hiçbir hesap yoktur. On yıllar boyunca Türkiye’nin bir takım tarikat ve cemaatleri halkın duygularını sömürmek için olmadık yalanlar, olmadık iftiralarda bulunmuştur. Ama CHP 100 yıldır ayaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisi gidecektir, CHP kalmaya devam edecektir. Çünkü Anadolu hareketinin temsilcisi, kuruluşun ve kurtuluşun partisidir. Gazi Mustafa Kemal’in de iki büyük eserinden biridir.''

Kaynak: HABER MERKEZİ