Bu gün eski ramazanlardan

Bir iki örnek verelim istedim

Bildiğim, hatırlayabildiğim kadarı ile

İlk olarak ramazan öncesi mutlaka
Mahallenin kadınları bir araya gelir
İmece usulü ramazan yiyecekleri hazırlarlardı

Gene ramazan öncesi lokantalar bir ay kapanırdı

Açık olacaklarda kireç suyu hazırlar süngerle
Sokak veya caddeden lokantanın içi

Görülmeyecek şekilde camları boyarlardı

Şimdilerde olduğu gibi
Kebapçılar, lokantacılar sokaklarda
Kaldırımlarda masa işgali yapıp
İnsanların gözüne yiyecek sokmazlar
Sokakları ızgara dumanları sarmazdı

Davulcular mutlaka sokak, sokak dolaşır
Evin herhangi bir odasının lambası yanmadan
Evin önünden ayrılmazlardı
Oruç tutamayanları, hasta olanları, bebeği olanları

Bilirler o evi es geçerlerdi

Cami cemaatleri akşam namazını kılmak için
Camiye giderken yanlarında yiyecek götürür
Yiyecek dediğim peynir, zeytin, helva ve pide
Çeşme suları içilebilir su gitmezdi camiye

Ve genelde cemaat olarak

Cami avlusunda oruçlar açılırdı

Müezzin efendi minarede elinde bir zeytin
Top patlamasını bekler
Topu patlatacak olan da merkez caminin

Minaresindeki lambanın yanmasını

Müezzin efendi ilk önce

Orucunu açar sonra ezanı okurdu

Kesinlikle kimse kimseye karışmaz
İsteyen oruç tutar istemeyen tutmazdı

Fakat kesinlikle oruçlulara karşı bir saygı vardı
Sokakta su, çay, meşrubat içilmez

Elde su şişesi ile gezilmez
Sigara içilmez çok tiryaki olanlar

Ya kuytu bir yerde içer ya da avuç içine gizlerdi

Hatta “oruçluyum” diyenle kavga bile edilmezdi

Kadın çalışanlar mutlaka

Bir iki saat önceden izin verilir gidip evlerinde
İftar sofralarını hazırlamaları için
Teravi namazları şehrin her akşam bir camisinde
Sıra takip edilerek kılınır oradaki cemaatle
Namaz sonrası sohbet edilirdi, kaynaşılırdı
( Bu geleneği halen sürdürenler var)

Özellikle alkol kullanan birçok kişi
Oruç tutmasalar bile bir ay boyunca

Alkolü ağızlarına almazlardı

Sadece oruçlulara değil

Ramazan ayının maneviyatına da

Saygı ve hürmet gösterilirdi

Şimdilerde restaurantlar da olan ikram
“yan masan gönderdiler efendim”

O zamanlar komşular arasında vardı
Kapı çalınır komşunun çocuğu bir tabak yemekle

“Annem gönderdi belki kokmuştur” diye

Tabak da boş çevrilmez karın kararınca
İçine bir şeyler koyup gönderilirdi

En çok da hamilesi olan evlere
Bebek bekleyenlere mutlaka

Evlerde pişen ve kokan yiyecekler tattırıldı
Bayramlarda babalar oğullarının ellerinden tutar
Beraber bayram namazına giderler ve ilk önce

Cami cemaati ile bayramlaşılırdı

Çocuklar toplanır ve tüm mahallenin evlerini
Tek, tek dolaşırlardı

Bayramların değişmeyen tek tadı tatlıların tadı
Yoksa
Ne insanları tadı nede bayramların tadı kaldı