Bursa’dan Gemliğe doğru giderken 
Solda bir yol levhasında
Orhan Veli Kanık’ın muhteşem
Dizeleri
“Gemliğe doğru denizi göreceksin
Sakın şaşırma!”

Dağlar arasında yapılan yolculukta 
Birden bire karsınıza 
Deniz çıktığında
Şaşırmamak elde değildir.

Geçmişte, kaldı şaşırmalar.
-Duydun mu bakkalın terazisi hileliymiş
-Aaaaa!

-Falanca is adamı vergi ödemiyormuş
-abuuuu!

- ihaleye fesat karıştırmışlar!
-Deme yahu! Rüzgar eken, fırtına biçer!

-Belediye başkanın adı rüşvete karışmış-
-Yuh! Artık.

Yaptıkları usulsüz islerle
Adları çıkanlar
Toplum içine çıkamaz,
Selam dahi verilmezdi.


Ya simdi.
-Adam bankayı soymuş.
-Helal olsun.

-Düğünlerde çekim yapan kameraman
Banka sahibi ile tv sahibi olmuş!
-kafası çalışıyor!

-Adam verdiğimiz oylarla seçilip
Malı götürmüş!
-Bal tutan parmağını yalar!

Namus, namussuzluğa,
Ahlak, ahlaksızlığa
Adalet, adaletsizliğe
Hukuk, guguk kuşuna
Şaşırma, takdire evrildi.

Adam;
“Elinde terazi tamamda.
Neden gözleri bağlı kadının?” diye sordu
Kendine tecavüz edenleri görmemek için dedim! 

Toplumsal travma yaşanıyor.
İyi - kötü
Güzel - çirkin
Suç - ceza
Ayırt edilmez halde!

Çoluk, çocuk, günahlı, günahsız, isçisi
Memuru.
Patronu, hırsızı, uğursuzu,
Namuslusu, namussuzu
Ağızlarından hiç düşürmedikleri 
O meşhur “aynı gemi” içerisindeyiz teranesiyle
Göz göre göre
Bodoslama gidiyoruz sona!

Eskilerin deyimi ile
“ Bindik bir alemete, gidiyoruz kıyamete”

Hesap gönünde açılacak amel defterini,
Sabredip beklemediler. 
Açtılar eski defterleri;

Yatay geçiş miydi?
Dik mi?
Yoksa tünel kazıp mı geçti? Bilemem.

Gördüğüm rüzgar gibi geçti,
İstanbul üniversitesinin kararı.

Ekrem İmamoğlu’nun diploması 
“yokluk hükmündedir”
“SİMDİ AYIKLA” pirincin tasını demektedir
Üniversite yönetimi.

Diploma kararının üstünden
Daha 24 saat geçmeden çat kapı.
İmamoğlu’nun evinde arama yapıldı.

Yokluğuna alıştık adaletin
Ve Etik değerlerin.

Yok hükmünde bir diploma
Kralı tahtından indirecek
Sakın şaşırma!